MILLI RE 30 MART 2026
Yönetim Kurulu Başkanı’nın Mesajı Sigorta sektörü sürdürülebilirlik ve teknik sağlamlık ekseninde büyümesini sürdürüyor İklim değişikliğinin giderek daha belirgin hale gelen etkilerine bağlı olarak doğal afetlerin sıklığı ve şiddetinde gözlenen artış, sigorta ve reasürans sektörünün temel dinamiklerini belirlemeye devam ediyor. Özellikle şiddetli konvektif fırtınaların 21’inci yüzyılın en maliyetli sigorta riskleri arasına girmesi dikkat çekiyor. 2025 yılında doğal afetlerin küresel ekonomide önemli kayıplara yol açmaya devam ettiği görülürken, sigorta sektörü bu kayıpların önemli bir bölümünü üstlenerek risk transfer mekanizmasının kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Hem ekonomik hem de sigortalı hasar tutarı son 10 yıllık ortalamaların altında kaldı. Ancak, kaydedilen afet hasarlarının ağırlıklı kısmının sigortalılık oranının yüksek olduğu ABD gibi ülkelerde gerçekleşmesi nedeniyle, ekonomik hasarların ortalamalara kıyasla daha yüksek oranda sigorta sektörü tarafından karşılandığı görüldü. Doğal afetlerin artan hasar frekansı ve büyüklüğü, reasürans piyasalarında risk seçimini, fiyatlama disiplinini ve sermaye yeterliliğini daha da kritik hâle getirdi. Reasürans kapasitesi genel olarak korunmakla birlikte, sözleşme yapılarında daha seçici ve teknik kriterlerin ön planda olduğu bir yaklaşımın benimsendiği görülüyor. İklim riskleri, sosyal enflasyon ve jeopolitik gelişmeler; reasürans anlaşmalarında kapsam, muafiyet ve koşulların daha dikkatli ele alınmasını zorunlu kılıyor. Bu çerçevede sektör, hızlı büyümeden ziyade sürdürülebilirlik ve teknik sağlamlık ekseninde ilerliyor. Bu küresel konjonktür, Türkiye sigorta sektöründe de sürdürülebilir ve teknik temelli bir büyüme yaklaşımını beraberinde getirdi. Türkiye sigorta sektörü 2025 yılında büyüme eğilimini sürdürdü ve %11,4 reel büyüme kaydederek 1.223 milyar TL ile tarihindeki en yüksek prim üretim seviyesine ulaştı. Hayat-Dışı branşlar 2025 yılında sektör priminin %85,4’ünü oluştururken, 1.044 milyar TL prim üretti. Özellikle zorunlu branşlarda ve yenileme portföylerinde yapılan fiyat güncellemeleri nominal rakamları yukarı taşıdı. Hayat branşının prim üretimi 178,9 milyar TL’ye ulaşırken toplam üretim içindeki payı %11,9’dan %14,6’ya yükseldi. Bu performans, yalnızca fiyatlama artışlarıyla değil, hayat sigortalarına yönelik gerçek talep artışıyla desteklenen bir büyümeye işaret etti. Doğal afetlerin artan hasar frekansı ve büyüklüğü, reasürans piyasalarında risk seçimini, fiyatlama disiplinini ve sermaye yeterliliğini daha da kritik hâle getirdi. 14 MİLLÎ REASÜRANS 2025 Faaliyet Raporu
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NjU0